öncesinde >>> http://blogyagmuru.blogspot.com/ <<<
Bugün İstanbul Soğuktu
Ruhların karşıdan karşıya geçmek için günlerce beklediği bir kırmızı ışıklar trafiğiydi bu yaşam.
Omuzlarıma ağrılar girmişti
İnanın her kas zerreme birer dünya oturmuş gibi kıvranıyordum
ve
Ruhum parçalanmış, parçaların her birinin üzerine birer isim kazınmıştı
Toplama bir bilgisayar gibi şöyle böyle bir kaliteydim geçmişimi şimdiden çıkardığımda
Ve bugün,
işte bu soğuk sıkışık kırmızı ruhlar gününde
Küçük kedime mamasını verdim
Zarfı çantama koydum.
evimden çıktım.
Dolmakalemimin kapağını açık unuttuğumu hatırlayıp, yarı yoldan döndüm
Sonra
Pazar kalabalığından geçtim
Evet belki anladınız
ben
Kendime mektup atacaktım
Her hafta düzenli olarak posta kutuma düşerdi sarı bir zarf
ve
Cevaplarıma da hep cevap verirdim
ısrarla
Her zamanki gibi
Postacı Rüstem' e verdim zarfı
gülümsedi yine pos bıyıklı memur amcam
Uzun sürmedi işim
PTT den çıktım
Karşımdaki bankta genç bir kadın
kağıda bir şey karalıyor
küçük bir çocukla muhabbet ediyor sakin sakin
YA da şaşkın şaşkın.
O an
Tüm hücrelerimle
Genç kadına yaklaşmak istedim
Onun ruhuna dokunmak..
Ama yapamadım
Yapamadım mı bilmiyorum
Vakit kayvbetmeden
köşedeki eski bir kitapçıya girdim
Bir yandan da gözüm kadındaydı
Zaman hızlı akıyordu yine
Çocuk bir süre sonra yanından ayrıldı kadının
ve O, bu garip çocuğun arkasından uzun uzun baktı
YAzmaya devam edemedi
ETmedi ya da .
Halbuki güneşten sıcaklık yayar gibi yazıyordu kelamları
derken
ayağa kalktı
işte kağıtları çantasına sıkıştırıverdı huzurlu bir sıkıntıyla
Hızlı adımlarla
Merdivenlerden çıkmaya başladı
Flaubert' in bir kitabını alıp,kapıdan çıkıverdim ben de
İşte
ARtık ben de o kadının arkasındayım:
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder