29 Ekim 2010 Cuma

Şair kendini buluyor yağmurlu bir gecede

oncesinde >>> http://blogyagmuru.blogspot.com/ <<<

Bir kaydırak tepesinde oturmuştum
Soğuk bir ekim günüydü
Parkta hiç çocuk kalmamıştı,
güneş battıkça
kırmızı burunlarıyla
birer ikişer annelerinin sıcak kucaklarına koşuşmuşlardı

Ben ise gülümsüyordum sessizce
Parkın ötesinde,
ağaçtan agaca zıplayan
elleri ceplerinde bir genç kız vardı
sürtük bir genç kız
ve onu izleyen görünmez şair de bendim

Gün batıyordu,
yalanlardan bir kaydırağın tepesindeki soğuk demirdeydim
tünemiştim
avlanıyordum
bir, iki, üç..
pat,pat,pat..

durmaksızın kelimelerle sessizlik avlıyordum
çığlıklar yükseliyordu zamansızlıktan
tutuyordum zamanı tam yelkovanından!
ellerim kanıyordu.

Ve
ileride kıvırcık saçlı,
soğuğa inat mini etekli bir kız,
kahkahalar atıyordu

acı, fazlası zevk olandı
ve kız,
hayatın en sert yerlerine sürtünerek alıyordu onu

gülümsedim,
şairliğimi tükürdüm önüme
önce o kaydı kaydıraktan
sonra ben

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder